Dilden Motife Türk Dünyasında Birlik ve Köprüleri Adlı Erasmus+ (KA154) Projesinin Saha Çalışmaları Analizi
Türk Dil Kurumu tarafından koordine edilen “Dilden Motife Türk Dünyasında Birlik ve Köprüleri” adlı Erasmus+ projesi kapsamında Ankara, Tokat ve Mersin illerinde 2025-2026 yılları arasında yapılan saha çalışmalarında aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır:
Grafik 1: Geleneksel motifleri günlük hayatta (giyim, dekorasyon, aksesuar vs.) kullanır mısınız?
Grafik 1’deki veriler, bireylerin kültürel sembolleri modern yaşamlarına ne ölçüde dahil ettiklerini ortaya koymaktadır. Katılımcıların cevapları incelendiğinde geleneksel motifleri giyimden dekorasyona kadar geniş bir yelpazede “Ara sıra” kullandığını belirtenlerin %44,2 ile en büyük grubu oluşturduğu görülmektedir. Bu çoğunluğu, motifleri “Nadir” kullandığını ifade eden %32,7’lik kesim takip etmektedir. Katılımcıların yalnızca %16,1'i bu kültürel ögeleri “Sık” kullandığını beyan ederken, motifleri günlük hayatına hiçbir şekilde dahil etmeyenlerin oranı %7 ile sınırlı kalmıştır. Bu tablo toplumun %90’ından fazlasının geleneksel motiflerle bir şekilde etkileşim kurduğunu ancak bu kullanımın süreklilik arz eden bir alışkanlıktan ziyade dönemsel veya kısıtlı bir tercih düzeyinde kaldığını göstermektedir. Projenin kültürel mirasın canlandırılması hedefi doğrultusunda, özellikle “ara sıra” ve “nadir” cevaplarını veren toplam %76,9'luk kitle, geleneksel motiflerin günlük kullanım yaygınlığını artırmaya yönelik çalışmalar için kilit bir potansiyel barındırmaktadır.
Grafik 2: “Çift başlı kartal” motifi geleneksel olarak neyi temsil eder?
Grafik 2’deki veriler, “Dilden Motife Türk Dünyasında Birlik ve Kültür Köprüleri” projesine katılanların Türk kültürünün en temel simgelerinden biri olan “Çift Başlı Kartal” motifi hakkında son derece yüksek bir farkındalığa sahip olduğunu göstermektedir. Toplam 199 yanıtın değerlendirildiği ankette, katılımcıların büyük bir çoğunluğu (%97) bu motifin geleneksel olarak “Hükümranlık ve koruma”yı temsil ettiğini belirterek doğru cevabı vermiştir. Geriye kalan küçük dilimlerde ise katılımcıların bir kısmı motifi “Bereket” veya “Göçebe hayat” ile ilişkilendirirken “Aşk” seçeneği neredeyse hiç tercih edilmemiştir. Bu sonuçlar, projenin üzerinde durduğu kültürel miras ögelerinin ve anlamlarının hedef kitle tarafından doğru bir şekilde özümsendiğini ve toplumsal hafızada güçlü bir yer tuttuğunu ortaya koymaktadır.
Grafik 3: Aşağıdaki motiflerden hangisi “aileyi ve birliği” simgeler?
Grafik 3’teki veriler, katılımcıların Türk el sanatlarındaki sembolik dile dair farkındalıklarını yansıtmaktadır. Katılımcıların %78,4 gibi büyük bir çoğunluğu Anadolu dokuma kültüründe dişiliği, bereketi ve aile bütünlüğünü temsil eden “Eli belinde” motifini “aileyi ve birliği” simgeleyen seçenek olarak doğru işaretlemiştir. Yanıtların geri kalan kısmında ise katılımcıların %8’i “Su yolu”, %7’si ise “Akrep” motifini tercih etmiştir. Bu dağılım, katılımcıların dörtte üçünden fazlasının temel kültürel motiflerin taşıdığı anlamlara hâkim olduğunu ve bu sembollerin toplumsal bellekteki karşılığının güncelliğini koruduğunu ortaya koymaktadır.
Grafik 4: Osmanlı döneminde çini sanatında en çok kullanılan motiflerden biri hangisidir?
Grafik 4’teki veriler incelendiğinde, katılımcıların Osmanlı sanatının estetik sembolleri hakkında son derece net bir bilgi birikimine sahip olduğu görülmektedir. Toplam 199 yanıtın değerlendirildiği bu çalışmada, katılımcıların %94,5 gibi büyük bir çoğunluğu Osmanlı çini sanatının vazgeçilmez unsuru olan “Lale” motifini doğru bir şekilde işaretlemiştir. Geriye kalan küçük dilimlerde ise katılımcıların çok az bir kısmı “Gül” seçeneğine yönelirken “Palmiye” ve “Zeytin dalı” seçenekleri neredeyse hiç tercih edilmemiştir. Bu sonuçlar, lale motifinin Türk kültürü ve kimliğinin ayrılmaz bir parçası olarak toplumsal hafızada ne kadar güçlü ve doğru bir şekilde yer bulduğunu somut olarak kanıtlamaktadır. “Dilden Motife” projesinin amaçları doğrultusunda bu yüksek bilinirlik oranı, kültürel köprülerin inşasında ortak sembollerin ne denli birleştirici bir rol oynadığını desteklemektedir.
Grafik 5: Aşağıdaki motiflerden hangisi Selçuklu dönemi mimarisinde sıkça görülür?
Grafik 5’teki veriler, katılımcıların Selçuklu dönemi mimari estetiğine dair temel bilgi düzeylerini yansıtmaktadır. Ankete katılan 199 kişinin verdiği yanıtlar incelendiğinde, katılımcıların %88,4 gibi oldukça yüksek bir oranla Selçuklu mimarisinin karakteristik özelliği olan “Geometrik örgüler” cevabını tercih ettiği görülmektedir. Geriye kalan küçük paylarda ise katılımcılar “Sürrealist çizgiler”, “İfadeci portreler” ve “Barok süslemeler” gibi Selçuklu sanat anlayışıyla doğrudan örtüşmeyen seçeneklere yönelmiştir. Bu tablo, Selçuklu dönemi yapılarındaki taş ve tuğla işçiliğinin en belirgin unsuru olan geometrik düzenlemelerin katılımcılar tarafından doğru bir şekilde kodlandığını kanıtlamaktadır. Projenin Türk dünyasındaki kültürel köprüleri canlandırma hedefi doğrultusunda, Selçuklu mirasına dair bu yüksek farkındalık oranı, tarihi süreklilik bilincinin hedef kitle nezdinde sağlam bir temele oturduğunu göstermektedir.
Grafik 6: Aşağıdakilerden hangisi ebru sanatında kullanılan desen türlerinden biri değildir?
Tablo 6’daki veriler, katılımcılarının geleneksel ebru sanatı terimleri hakkındaki farkındalığına yönelik bilgi vermektedir. Toplam 199 yanıtın yer aldığı grafikte, katılımcıların %60,3’'ü ebru sanatında bir desen türü olmayan “Mozaik” seçeneğini doğru bir şekilde işaretlemiştir. Ebru sanatının temel tekniklerinden olan “Battal” seçeneği %24,6 oranında bir kitle tarafından işaretlenirken “Lale” ve “Taraklı” seçenekleri daha düşük oranlarda kalmıştır. Bu tablo, katılımcıların yarısından fazlasının geleneksel ebru terminolojisi ile yabancı kavramları ayırt edebildiğini göstermektedir. Ancak, %24,6’lık bir kesimin “Battal” ebru gibi çok temel bir tekniği “desen türü değil” şeklinde kodlaması, bu kadim sanatın teknik detaylarına dair bilincin pekiştirilmesi için projenin eğitim ayağının önemini bir kez daha vurgulamaktadır.
Grafik 7: Bu motif ve desenlerin geleceğe aktarılması sizce neden önemlidir?
Grafik 7’deki veriler, katılımcılarının kültürel mirasın korunmasına yönelik temel motivasyonlarını ve bakış açılarını yansıtmaktadır. Toplam 199 yanıtın değerlendirildiği bu grafikte, katılımcıların %63,8 gibi büyük bir çoğunluğu, bu motiflerin geleceğe aktarılmasının en önemli nedenini “Kültürel sürekliliği sağlar” şeklinde ifade etmiştir. Bu çoğunluğu, %33,7 oranla motiflerin “Kimlik ve aidiyet duygusu oluşturur” işlevine vurgu yapan katılımcılar takip etmektedir. Öte yandan bu değerlerin sadece “Estetik açıdan değerli” olduğunu düşünenlerin oranı oldukça düşük kalırken, “Pek önemli değil” seçeneği ise neredeyse hiç tercih edilmemiştir. Bu sonuçlar katılımcıların büyük bir kısmının kültürel motifleri medeniyetin tarihsel devamlılığını sağlayan ve toplumsal kimliği inşa eden unsurlar olarak gördüğünü göstermektedir. Projenin Türk dünyası arasında kültürel köprüler kurma hedefiyle tam bir uyum gösteren bu tablo, geleneksel desenlerin korunması ve genç kuşaklara aktarılması yönündeki toplumsal bilincin ve desteğin ne kadar güçlü olduğunu vurgulamaktadır.
DİLDEN MOTİFE
TÜRK DÜNYASINDA BİRLİK VE KÜLTÜR KÖPRÜLERİ
2024-3-TR01-KA154-YOU-000279737
Bu proje Avrupa Komisyonu tarafından desteklenmektedir. Burada yer alan görüşler yazarların, ortakların görüşlerini yansıtmaktadır ve görüşlerden Avrupa Komisyonu ve Türkiye Ulusal Ajansı sorumlu tutulamaz.
İletişim Bilgileri
Türk Dil Kurumu
Remzi Oğuz Arık, Atatürk Blv No:217, 06680
Çankaya/Ankara
tdkerasmus06@gmail.com
Dilden Motife Türk Dünyasında Birlik ve Kültür Köprüleri Pojesi 2025. © Tüm Hakları Saklıdır